UKLALIK ADINA...
Ne yazık ki sanatıma yabancı uzmanlardan göklere çıkarılan yorumlar alırken, kendi ülkemden kıskançlıklar sergileyen tepkiler görmek insanı üzüyor...
Blog'umu ziyaret eden bir izleyici, "çok ukalasınız" diye yazmış...
Onayladım...
Çiğ yemedim ki karnım ağrısın...
Siz 25 yıl Amerika gibi sanatın aslanın midesinde olduğu bir ülkede, kendi ülkenin sanatı adına savaş veriyor ve dünya literatürlerine giriyorsunuz, vatandaş, "çok ukalasınız" diye size karşılama yapıyor...
Yıllarca susup bekledim: acaba beni algılayabilecekler mi diye...
Ne gezer, Amerika'da bulunduğum yıllarda, Türkiye'de bir çok sergi ve etkinlikler yaptım. Medyada iyi yer buldu fakat nedense sanat çevresinden beklediğim ilgiyi göremedim...
Sonra anladım ki benim gibi, ülkeme özgün bir sanat ortaya koyarak, çaba harcayanlar itiliyor...
İlle de BATI'nın poposunu tutarak ilerleyeceksiniz ki, sizi dikkate alsınlar ve kendi üç kağıtları ortaya çıkmasın...

Sanatta siz ne derseniz deyin, gerçek sanatçı er geç hak ettiği yeri bulur. Kim önünü kesmeye çalışırsa çalışsın başarılı olamaz...
Bilim adamının önü kesiliyor ülkemde, sanatçının önü kesiliyor ve sonrada oturup ağlıyoruz: beyin göçü oluyor diye...
Elbette olur...
Sen önüne konulanı yiyemez isen başkaları yemeye hazırdır...
Ve durum böyleyken kuysura bakılmasın uklalalığın en büyüğünü yapmamız ve birilerinin kafasına vurabilmemiz lazım ki, ne yaptığımız, nerede bulunduğumuz belki anlaşılabilsin...
Yahu arkadaşım çok ukalasınız diye yazarken hiç düşündün mü neden rahatsız olduğunu...
Orhan Pamık 'da çok ukala fakat Nobel ödülü aldı...
Aziz Nesin de yakından tanıdığım için biliyorum yazdıkları adına taviz vermez ve ülkenin en popüler mizahçısı olduğunu davranışıyla belli ederdi...
Ukala kime denir biliyormusunuz?
Ukala, hak etmediği halde böbürlenen, göklere çıkarıldığı halde daha fazla yükselebilmek adına burnunu havalara diken ve aslında yetenek açısından zayıf olan kişidir...
Gerçek sanatçı sanatından taviz vermez...
Ben de vermem çünkü biri Allah'ın kulu çıkıp bana, bugüne kadar benim resim dalında dünya sanatına getirdiğim yeniliği, estetiği başka bir Türk ressamının getirdiğini ve dünyada benzeri,nin olmadığını ortaya koyarsa, o zaman onun elini öperim...

Bir laf vardır, " sen seni bilmezsen seni kimseler bilmez" diye...
Ülkemde 1975 yılında kavramsal nitelikli, bugün güncel Sanat denilen sanatı dev boyutlarıyla uyguladım ve o zamanın siyah beyaz olan televizyonunda yarım saat yer aldı, Milliyet Sanat dergisinde Sayın Zeynep Oral belgeledi fakat bugün ülkemde Güncel Sanat adına ahkamlar kesen sözde sanatımızın kurtarıcıları, hatırlamak bile istemiyorlar... Çünkü ilk kendilerinin ülkemize Güncel Sanatı kazandırdıklarını iddia ediyorlar...

Elbetteki hatırlanmıyorsam, hatırlatacağım... Bunun ukalalıkla ne alakası var ki...
Blogcu'daki yerimi ihmal ettim fakat bundan sonra zaman zaman yazacağım, yeni çalışmalarımı sunacağım ve bir çok sürprizlerle karşılaşacaksınız...
Tüm çabalarım, ülkemden de dünya çapında bir görsel sanatçı çıkabi,ldiğini kanıtlamaktır ve bunu yaparken de çok sevdiğim sanatımdan vazgeçemediğim, aşık olduğum için yaptığımı da belirtmek isterim: sanatçı doğduğumu hissediyorum ve sanatçı olarak da öleceğim, gelecekte de adımdan "sanatçı" diye bahsedilecek...
Bu da ukalalık değil, gerçeğin ta kendisi...
Gerçek olmayan ne? Bu güzelim blogda önüne gelene "ukala" diyenler...



