« Önceki |

30/4/2008

UKLALIK ADINA...

Ne yazık ki sanatıma yabancı uzmanlardan göklere çıkarılan yorumlar alırken, kendi ülkemden kıskançlıklar sergileyen tepkiler görmek insanı üzüyor...

Blog'umu ziyaret eden bir izleyici, "çok ukalasınız" diye yazmış...

Onayladım...

Çiğ yemedim ki karnım ağrısın...

Siz 25 yıl Amerika gibi sanatın aslanın midesinde olduğu bir ülkede, kendi ülkenin sanatı adına savaş veriyor ve dünya literatürlerine giriyorsunuz, vatandaş, "çok ukalasınız" diye size karşılama yapıyor...

Yıllarca  susup bekledim: acaba beni algılayabilecekler mi diye...

Ne gezer, Amerika'da bulunduğum yıllarda, Türkiye'de bir çok sergi ve etkinlikler yaptım. Medyada iyi yer buldu fakat nedense sanat çevresinden beklediğim ilgiyi göremedim...

Sonra anladım ki benim gibi, ülkeme özgün bir sanat ortaya koyarak, çaba harcayanlar itiliyor...

İlle de BATI'nın poposunu tutarak ilerleyeceksiniz ki, sizi dikkate alsınlar ve kendi üç kağıtları ortaya çıkmasın...

Sanatta siz ne derseniz deyin, gerçek sanatçı er geç hak ettiği yeri bulur. Kim önünü kesmeye çalışırsa çalışsın başarılı olamaz...

Bilim adamının önü kesiliyor ülkemde, sanatçının önü kesiliyor ve sonrada oturup ağlıyoruz: beyin göçü oluyor diye...

Elbette olur...

Sen önüne konulanı yiyemez isen başkaları yemeye hazırdır...

Ve durum böyleyken  kuysura bakılmasın uklalalığın en  büyüğünü yapmamız ve birilerinin kafasına vurabilmemiz lazım ki, ne yaptığımız, nerede bulunduğumuz belki anlaşılabilsin...

Yahu arkadaşım çok ukalasınız diye yazarken hiç düşündün mü neden rahatsız olduğunu...

Orhan Pamık 'da çok ukala fakat Nobel ödülü aldı...

 

Aziz Nesin de yakından tanıdığım için biliyorum yazdıkları adına taviz vermez ve ülkenin en popüler mizahçısı olduğunu davranışıyla belli ederdi...

 

Ukala kime denir biliyormusunuz?

Ukala, hak etmediği halde böbürlenen, göklere çıkarıldığı halde daha fazla yükselebilmek adına burnunu havalara diken ve aslında yetenek açısından zayıf olan kişidir...

 

Gerçek sanatçı sanatından taviz vermez...

Ben de vermem çünkü biri Allah'ın kulu çıkıp bana, bugüne kadar benim resim dalında dünya sanatına getirdiğim yeniliği, estetiği başka bir Türk ressamının getirdiğini ve dünyada benzeri,nin olmadığını ortaya koyarsa, o zaman onun elini öperim...

 

Bir laf vardır, " sen seni bilmezsen seni kimseler bilmez" diye...

 

Ülkemde 1975 yılında kavramsal nitelikli, bugün güncel Sanat denilen sanatı dev boyutlarıyla uyguladım ve o zamanın siyah beyaz olan televizyonunda yarım saat yer aldı, Milliyet Sanat dergisinde Sayın Zeynep Oral belgeledi fakat bugün ülkemde Güncel Sanat adına ahkamlar kesen sözde sanatımızın kurtarıcıları, hatırlamak bile istemiyorlar... Çünkü ilk kendilerinin ülkemize Güncel Sanatı kazandırdıklarını iddia ediyorlar...

 

Elbetteki hatırlanmıyorsam, hatırlatacağım... Bunun ukalalıkla ne alakası var ki...

 

Blogcu'daki yerimi ihmal ettim fakat bundan sonra  zaman zaman yazacağım, yeni çalışmalarımı sunacağım ve bir çok sürprizlerle karşılaşacaksınız...

Tüm çabalarım, ülkemden de dünya çapında bir görsel sanatçı çıkabi,ldiğini kanıtlamaktır ve bunu yaparken de çok sevdiğim sanatımdan vazgeçemediğim, aşık olduğum için yaptığımı da belirtmek isterim: sanatçı doğduğumu hissediyorum ve sanatçı olarak da öleceğim, gelecekte de adımdan "sanatçı" diye bahsedilecek...

Bu da ukalalık değil, gerçeğin ta kendisi...

Gerçek olmayan ne? Bu güzelim blogda önüne gelene "ukala" diyenler...

 

 

 

19/10/2006

YÜCEL DÖNMEZ'İN BİR RESMİ...

YÜCEL DÖNMEZ'İN TUVAL ÜZERİNE AKRİLİK BİR RESMİ.

DEEISMADIYLA YENİ BİR AKIMA İMZASINI KOYAN DÖNMEZ, RESİMLERİNDE DÜNYADA HİÇ BİR SANATÇIYA AİT OLMAYAN TEKNİĞİNİ KULLANMAKTADIR.

19/10/2006

DÖNMEZ'İN BİR RESMİ...

Yücel Dönmez'in Tevfik İhtiyar Galerisi koleksiyonunda bulunan bir resmi.

Tuval üzerine akrilik. Bu resim geçtiğimiz yıl aynı galeri ile Tüyap sanat fuarında sergilendi.

19/10/2006

DÖNMEZ'İN RESİMLERİNDEN...

Yücel Dönmez'in Milenyum Tuğrası serisinden bir resmi. Tuval üzerine akrilik.

19/10/2006

SANATÇIYA HAKSIZLIK İÇİN EL ELE VERELİM...

YÜCEL DÖNMEZ'İN RESİMLERİNDEN.  "MİLENYUM TUĞRASI" TUVAL ÜZERİNE AKRİLİK

 

Dönmez'in kendisine ait teknikle yaptığı resimleri, Chicago Tribune sanat eleştirmeni Alan Artner tarafından, Türkiye'ye özgün fakat dünya sanat platformunda kabul görebilecek resimler diye adlandırılıyor.

Ne  var ki Dönmez Amerikan sanat tarihini yapılandıran literatürlerde, uluslararası Devon Por ansiklopedisinde, İtalya'da yayınlanan Flash Art Internationalda yer aldığı, Amerika'nın 3 büyük müzesinden bir olan The Art Institute'de sergi açtığı halde, Türkiye'de müthiş bir engelle karşılaştı. Ülkemizdeki sanat çevrelerinin tavrı bize bir fıkrayı da hatırlatmaktadır: hani cehennemde  zebanilerin sadece ülkemiz insanlarını aşağıya çekmediğini gören bir zebaniye sorar, "neden Türkleri aşağıya çekmiyorsun?", zebani yanıtlar, " onlar nasıl olsa birbirlerinin yukarıya çıkmasını engelliyorlar ve bize iş kalmıyor ki"...

8 kez katıldığı halde, 2006 Tüyap sanat fuarına katılması engellenen Yücel Dönmez'i desteklemek için blog arkadaşlarımızın Tüyap sanat fuarını sorgulamalarını rica ediyoruz.  Nedensiz olarak böyle bir sanatçıyı neden engellediler ve neden bir açıklamada bulunmamak için ısrar ediyorlar bilmek hakkımız...

Yücel Dönmez, Amerika'da lobicilik faaliyetlerimizde hep ön saflarda yer aldı ve bir Orhan Pamuk gibi ülkesini zora sokmadı, televizyonlarda gazetelerde hep ülkesinin imajını yükseltebilmek açısından mücadele verdi.