DEEPISM AKIMI NEDİR?
Yücel Dönmez
Son yıllarda dünyada çeşitli alanlarda yaşanan değişimler ile dünyanın bir derinlik kavramı içerisinde olduğu açıkça görülmektedir. Bilimden sanata, teknolojiden tıbba kadar akıl almaz gelişmeleri izleyerek, yaşamı daha derinine sorgulayan bir dünyada soluk alma durumunda olduğumuzu görüyoruz.
Tıp alanında DNA’ların şifrelerinin çözülmesi, vücuda kameralar indirerek görüntülerin elde edilmesi, kan testleri ile kanser gibi hastalıkların belirlenmesi, Viegra ve diğer ilaçlar ile erkeklerin yüzyıllardır başlıca dertlerinden biri olan ereksiyon sorununa derin bir anlamda care getirilmesi, duvarların arkasından görüntülerin elde edilmesi, uzaydaki seslerin ayıklanmasının biule mümkün olduğunun bilinmesi, evren ötesi evrenlerin keşfi gibi konuların yanı sıra, insanlığın ataisim’den metafizik felsefeye yönelmesi ile,derinine düşünce ve yaşamın artık birbirinden ayrılmaz bir parça olduğu iyice anlaşılmıştır.
Peki dünya bu derinliği yaşarken21 Yüzyıl ile yeni bir kavramın içine girmiş olmuyor mu? Bu kavramı sorguladığımız zaman ise karşımıza, yaşamın içinden bir derinlik akımının fışkırdığını da açıkça görebiliyoruz: dünya genellikle son 15 yıldır daha derinine bir yaşamın içine girmiş bulunuyor ve bu farklı, geçtiğimiz Yüzyıl’I oldukça aşan yaşam şekli DEEPISM’in ta kendisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Edebiyatta biyografiler best seller listelerine girmiş durumda. Artık edebiyat alanında geçmişte sır olarak saklanmış olan kişisel gizlilikler bile gündem oluşturmakta, derinine bir edebiyat olgusu ile yaşam belgelenmektedir.
Nobel ödülü bile kafalarının arkasındakileri görüntülemeye çalışanların istekleri doğrultusunda verilerek, edebiyatta da bir çarpıklığın, derinine insanların beynine çakılması sağlanabiliyor…
Gerçekler derinine sorgulandığı gibi, üçkağıtlar da derinine uygulanmaktadır…
Bazı konularda ve alanlarda derinine düşünüldüğünde ve derinine uygulamalara geçildiğinde, uzlaşılmaz gibi gözüken konularda bazen haklı bazen de sözde hakmış gibi uzlaşmalara gidilebilmekte veya dayatmalarla uzlaşmalar sağlanmaktadır….
Deepism kavramı ile, dune kadar birer tabu halinde algılanan anlayışlar değişime uğruyor ve bugün çok normal düşüncelermiş gibi Kabul görebiliyor…
Siyasete soyunanların bile artık DNA’larına kadar inilmekte ve davranış biçimlerinin kendi genetik yapıları ile ilgili olup olmadığının derinliklerine inilmektedir. Bu açıdan Başkan Bush bile ele alınmış ve geçmişte Teksas eyaletinde yüzlerce idama verdiği onaylar ile sorgulanmıştır. Bugün ise Irak’da 650 bin sivilin ölümüne imza atarak, Teksas rekorunu kırılamayacak şekilde yeniden kırmıştır. Bush örneği günümüz savaşlarında da artık, bir derinlik görülmektedir ki, dibini bile bulamıyorsunuz…
(Devam edecek)

(Yücel Dönmez'in katmanlardan oluşan Deepism akımı resimlerinden bir. Tuval üzerine akrilik)
MEDYADA DEEPISM
Turkish Daily News Wednesday, March 9, 2005
Turkish artist Yücel Dönmez embraces new trend
Turkish motifs inpire Deepism, which the artist says will carry painting to its peak
Turkish artist Yücel Dönmez, who has been living in Chicago since 1980, will exhibit a fresh artistic style called Deepism in what American critics say is a new trend in the world of art. His exhibition will open on March 9 at the Istanbul Antique Art Gallery.
Dönmez said Deepism, including the aspects of today's conceptual art, would carry the art of painting to its peak. He added that Deepism was also reflected in today's world in the fields of literature, medicine, physics, technology and politics.
Dönmez conveys the feeling of eternity in his work by synthesizing it with the reason for our cosmic existence.
From traditional Turkish motifs to modern painting:
American art critics and experts say Dönmez's inspiration comes from Turkish art, which he uses as a base, developing his own style and technique. Chicago Tribune art critic Alan Artner said Dönmez, with his strong technique and style, has created something new in modern painting. “It's like looking at Kandinsky or Klee's work; I don't see traces from any other artist. The same goes for Yücel Dönmez's work; I don't see traces of other artists.”